Bir alacaklı için icra takibi başlatmak, sürecin sadece ilk adımıdır. Takibin kesinleşmesinin ardından gidilen haciz aşamasında borçlunun adına kayıtlı gayrimenkul, araç veya banka hesabı bulunmaması durumunda süreç tıkanmış gibi görünebilir. Ancak hukuk, alacaklıya bu noktada pes etmemesi için bazı enstrümanlar sunar.
- Maaş Haczi ve Üçüncü Kişilerdeki Haklar
Borçlunun üzerine kayıtlı bir taşınır veya taşınmaz mal olmasa dahi, bir iş yerinde sigortalı olarak çalışıyorsa maaşının bir kısmına (genellikle $1/4$ oranında) haciz konulabilir. Ayrıca, borçlunun üçüncü kişilerden olan alacakları (örneğin bir kira geliri veya bir firmadan alacağı ödeme) üzerine de 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilerek el konulabilir.
- Mal Beyanında Bulunma Zorunluluğu
İcra ve İflas Kanunu (İİK) uyarınca, kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, borcu ödeyecek durumda değilse mal beyanında bulunmak zorundadır. Eğer borçlu, üzerine kayıtlı mal olmadığını iddia ediyorsa bunu usulüne uygun şekilde beyan etmelidir. Gerçeğe aykırı mal beyanında bulunmak veya hiç beyanda bulunmamak, alacaklının şikayeti üzerine disiplin hapsi ile cezalandırılabilir.
- Aciz Belgesi Alınması
Borçlunun haczi kabil malının bulunmadığı veya bulunan malların borcu karşılamaya yetmediği tespit edilirse, alacaklıya “Aciz Belgesi” verilir. Bu belge alacaklıya şu avantajları sağlar:
- Borçluya karşı 20 yıl boyunca tekrar takip yapma imkanı tanır.
- Borçlunun ileride edineceği mallar üzerinde öncelik hakkı verir.
- Tasarrufun İptali Davası açmak için gerekli olan dava şartını yerine getirir.
- Tasarrufun İptali Davası (İİK m. 277-280)
Borçlunun üzerinde mal bulunmamasının sebebi, borçlunun icra takibinden hemen önce mallarını akrabalarına veya tanıdıklarına “kaçırmak” amacıyla devretmesi olabilir. Alacaklı, bu durumu ispat ederek mahkemeden bu satışların iptalini ve malın borçluya aitmiş gibi haczedilmesini isteyebilir. Özellikle rayiç bedelin çok altında yapılan satışlar veya yakın akrabalar arası devirler bu davanın konusudur.
- Mal Varlığı Araştırmasının Güncellenmesi
Hukuk dinamiktir. Borçlunun bugün malı olmayabilir ancak yarın bir miras kalabilir veya yeni bir iş kurabilir. Bu nedenle UYAP üzerinden düzenli aralıklarla sorgulama yapılması hayati önem taşır.
Borçlunun Kendi İflasını İstemesi
Genellikle “iflas” denilince akla sadece şirketler gelse de, Türk Ticaret Kanunu ve İcra İflas Kanunu uyarınca iflasa tabi olan kişilerin (tacirler ve tacir sayılanlar) kendi iflaslarını isteme hakları ve bazı durumlarda zorunlulukları vardır.
- İsteğe Bağlı İflas Talebi
Borçlu, borçlarını ödeyemeyecek duruma düştüğünü (ödemelerin tatil edilmesi) fark ettiğinde, bizzat ticaret mahkemesine başvurarak iflasını isteyebilir. İİK madde 178 uyarınca, borçlu bu durumda mal varlığının listesini ve alacaklılarının dökümünü mahkemeye sunmak zorundadır. Bu yol, borçlunun borç sarmalından hukuki bir tasfiye süreciyle çıkmasını sağlar.
- Zorunlu İflas Talebi
Eğer borçlu aleyhine yapılan bir icra takibi sonucunda, borçlunun haczedilen malları toplam borcunun yarısını karşılamıyorsa ve borçlu geri kalan borçlarını ödeme imkanına sahip değilse, borçlu kendi iflasını istemek zorundadır. Özellikle sermaye şirketlerinde (Anonim ve Limited Şirketler), borca batıklık durumu söz konusu olduğunda yönetim organlarının iflas talebinde bulunmaması cezai sorumluluk doğurabilir.
- İflas Sürecinin İşleyişi
Borçlu kendi iflasını istediğinde mahkeme, iflas kararı vermeden önce durumu ilan eder. Diğer alacaklılar bu talebe itiraz edebilirler (örneğin, borçlunun aslında parası olduğunu ama borçtan kurtulmak için iflas istediğini iddia edebilirler). İflas kararı verilmesiyle birlikte:
- Borçlunun tüm mal varlığı (iflas masası) oluşturulur.
- Bu mallar satılarak alacaklılar arasında, alacak sırasına göre paylaştırılır.
- İflas süreci sonunda borçlu hakkında “iflasın kapatılması” kararı verilir.
- Konkordato Alternatifi
Kendi iflasını istemeden önce borçluların sıklıkla başvurduğu bir diğer yol Konkordatodur. Borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe riski altında olan borçlu, mahkemeden vade uzatımı veya tenzilat (indirim) talep eder. Eğer proje kabul edilirse, borçlu iflas etmeden faaliyetlerine devam edebilir ve borçlarını yapılandırılmış bir şekilde öder.
MET Hukuk Danışmanlık – Şişli Avukat

