Tapu iptali ve tescil davası, taşınmazın mevcut tapu kaydının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan ve gerçek hak sahibinin adına tescil edilmesini sağlayan bir dava türüdür. Türk Medeni Kanunu ve Tapu Kanunu kapsamında, mülkiyet hakkı hukuka aykırı biçimde ihlal edilen kişiler bu davayı açma hakkına sahiptir. Bu dava ile amaçlanan, haksız şekilde kaydedilmiş tapu kaydının iptal edilmesi ve gerçek hak sahibinin adına tescil edilmesidir.
Tapu iptali ve tescil davaları, yalnızca bireyler açısından değil, aynı zamanda toplumsal düzenin korunması açısından da önemlidir. Çünkü tapu sicili, taşınmaz mülkiyetinde güven esasına dayalıdır. Sicilde yanlış ya da muvazaalı kayıtlar bulunduğunda, mülkiyet hakkı ciddi biçimde zedelenir.
Hangi Durumlarda Tapu İptal Davası Açılmaz?
Her tapu uyuşmazlığında iptal davası açmak mümkün değildir. Kanun koyucu, tapu sicilinin güvenilirliğini sağlamak adına bazı durumlarda dava açılmasını sınırlandırmıştır.
– Tarafların özgür iradeleri ile yaptıkları ve geçerli olan satış, bağış veya devir işlemleri mevcutsa dava açılamaz.
– Süresi geçmiş talepler için zamanaşımı engeli bulunur. Özellikle borçlar hukukundan doğan taleplerde sürelerin aşılması davayı düşürür.
– Hukuki yararı olmayan kişiler, yani taşınmaz üzerinde herhangi bir hak iddiası bulunmayan kimseler dava açamaz.
– Daha önce aynı konuda verilmiş ve kesinleşmiş mahkeme kararları varsa aynı sebeple tekrar dava açılamaz.
Bu nedenle, davanın açılabilmesi için mutlaka davacının hukuki yararı olmalı ve dayandığı gerekçeler geçerli olmalıdır.
Şişli Avukat Desteği için tıklayınız.
Kardeşler Arasında Tapu İptal Davası
Miras bırakanın sağlığında yaptığı taşınmaz devirleri, mirasçılar arasında sıkça uyuşmazlık doğurur. Özellikle miras bırakan, mallarını yalnızca bir kardeşe devrettiğinde diğer kardeşler hak kaybına uğradığını ileri sürerek dava açabilmektedir.
Kardeşler arasındaki tapu iptal davalarında mahkeme;
– Devrin gerçek bir satış mı, yoksa bağış mı olduğunu,
– Miras hakkının ihlal edilip edilmediğini,
– Muris muvazaası olup olmadığını,
– Tarafların ekonomik durumunu ve murisin gerçek iradesini,
dikkate alır. Yargıtay uygulamalarında da görüldüğü üzere, özellikle murisin yaşlı, hasta veya ekonomik olarak satış yapma ihtiyacının bulunmaması halinde muvazaa şüphesi daha güçlü kabul edilmektedir.
Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali ve Tescil Davası
Muris muvazaası, Türk hukukunda en çok görülen tapu iptal sebeplerinden biridir. Miras bırakan, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı, mirasçılarının saklı paylarını bertaraf etmek için satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi görünürdeki işlemlerle devreder. Böylece bazı mirasçılar mirastan mahrum kalır.
Yargıtay’ın kökleşmiş içtihatlarına göre, muris muvazaasına dayalı davalarda görünürdeki işlem geçersiz kabul edilir. Bu davalarda mirasçılar, tapunun iptali ve kendi adlarına tescili için dava açabilirler. İspat aşamasında; tanık beyanları, murisin ekonomik durumu, satış bedelinin ödenip ödenmediği, tarafların ilişkileri ve diğer tüm deliller önem arz eder.
Tapu İptal ve Tescil Davasında Zamanaşımı
Tapu iptali ve tescil davalarında zamanaşımı süresi, davanın dayanağına göre değişiklik göstermektedir.
– Muris muvazaası davalarında Yargıtay uygulamaları gereği herhangi bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Yani mirasçılar, miras bırakanın ölümünden sonra her zaman bu davayı açabilirler.
– Hukuki işlemden doğan tapu iptal davalarında ise Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı süresi geçerlidir.
– Tapu sicilindeki maddi hatalara dayalı davalarda hak düşürücü süreler söz konusu olabilir.
Dolayısıyla, davanın dayandığı hukuki sebep iyi analiz edilmeli ve zamanaşımı riski olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Sonuç
Tapu iptali ve tescil davaları, taşınmaz mülkiyetinde hak kayıplarını önlemek açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak her uyuşmazlık bu dava yolu ile çözülemez. Kimi durumlarda davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddedilmesi mümkündür. Özellikle kardeşler arasında yaşanan miras paylaşımı sorunlarında ve muris muvazaası iddialarında dava açılması yaygındır.
Hak kaybına uğramamak için bu tür davaların mutlaka uzman bir gayrimenkul avukatının hukuki desteği ile yürütülmesi gerekir. Çünkü hem zamanaşımı süreleri hem de ispat koşulları davanın seyrini doğrudan etkiler. Tapu sicilinde güvenin korunması için kanun koyucu sıkı kurallar getirmiştir ve bu kurallara uygun hareket etmek dava sonucunu belirleyen en önemli unsurdur.
• Muris Muvazaası: Miras bırakanın, diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yaptığı gizli veya sahte satışlar.
• Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması: Vekil tayin edilen kişinin, yetkisini aşarak taşınmazı kendi veya başkası üzerine usulsüz devretmesi.
• Sahtecilik: Sahte kimlik, imza veya belgelerle tapuda işlem yapılması.
• Ehliyetsizlik: Akli dengesi yerinde olmayan veya ayırt etme gücü bulunmayan kişinin yaptığı satışlar.
• Yetkili Mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir (Kesin yetki kuralı).

