Gayrimenkul HukukuTapu Sicilinin Yanlış Tutulmasından Dolayı Devletin Tazminat Sorumluluğu

21 Temmuz 2025

Tapu sicilinin yanlış tutulmasından dolayı Devletin tazminat sorumluluğu, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 1007. maddesinde açıkça düzenlenmiş önemli bir konudur. Bu maddeye göre:

“Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.”

Devletin Sorumluluğunun Niteliği ve Şartları

 

Devletin tapu sicilinin yanlış tutulmasından kaynaklanan sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Bu, zararın meydana gelmesinde tapu memurunun veya ilgili diğer görevlilerin kusurunun aranmadığı anlamına gelir. Yani, tapu görevlilerinin kasıtlı, ihmalli veya hatalı bir eylemi olmasa bile, tapu sicilindeki yanlışlık nedeniyle bir zarar doğmuşsa, Devlet bu zarardan sorumludur.

Devletin bu sorumluluğuna gidilebilmesi için belirli şartların bir arada bulunması gerekir:

  1. Tapu Sicilinin Hukuka Aykırı Tutulmuş Olması: Tapu sicilinde kanun, tüzük veya yönetmelik hükümlerine aykırı, hatalı, eksik veya yanlış bir kayıt, terkin (silme) veya değişiklik yapılmış olması gerekir. Örneğin, sahte vekaletnameye dayanarak yapılan yolsuz tesciller, yanlış yüzölçümü kayıtları veya bir hakkın tescil edilmemesi gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilebilir.
  2. Maddi Bir Zararın Meydana Gelmesi: Tapu sicilindeki bu hukuka aykırı işlem nedeniyle bir kişinin doğrudan maddi bir zarara uğraması şarttır. Sadece sicilin yanlış tutulmuş olması değil, bu yanlışlık sonucunda somut bir malvarlığı kaybı oluşması gerekir.
  3. Hukuka Aykırı Tutulma ile Zarar Arasında İlliyet Bağı (Nedensellik İlişkisi): Meydana gelen zararın doğrudan tapu sicilinin hukuka aykırı tutulmasından kaynaklanması zorunludur. Zarar ile sicildeki yanlışlık arasında doğrudan ve kesintisiz bir bağlantı olmalıdır. Eğer zarar, tapu sicili dışındaki başka bir nedenden kaynaklanıyorsa (örneğin, hileli bir satış sözleşmesinden, ancak tapu kaydında bir yanlışlık olmaması durumunda), Devletin sorumluluğu söz konusu olmaz.

Gayrimenkul avukatı için iletişime geçebilirsiniz.

Devletin Sorumlu Olmadığı Durumlar

 

Bazı durumlarda tapu siciliyle ilgili gibi görünen zararlardan Devlet sorumlu tutulmaz. Örneğin:

  • Muvazaalı (Danışıklı) İşlemler: Tapuda yapılan muvazaalı satışlarda, tapu sicilinde bir yanlışlık söz konusu olmadığından (işlem şeklen doğru yapılmıştır), Devlet bu zararı karşılamaz.
  • Sicil Dışı Nedenler: Zararın, sicilin tutulmasıyla ilgili olmayan başka unsurlara duyulan güvenden kaynaklanması halinde Devlet sorumlu olmaz.

Dava Süreci ve Zamanaşımı

 

  • Davacı: Tapu sicilinin hukuka aykırı tutulmasından zarar gören herkes Devlet aleyhine tazminat davası açabilir.
  • Davalı: Davalı sıfatı Devlet’e (Maliye Hazinesi’ne) aittir. Dava, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
  • Zamanaşımı: Türk Borçlar Kanunu’nda yer alan haksız fiil zamanaşımı süreleri uygulanır. Buna göre, tazminat davası, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü (Devlet’i) öğrendiği tarihten itibaren iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Tapu sicilinin yanlış tutulması konusunda bilgi almak için okumaya devam edebilirsiniz.

Devletin Rücu Hakkı

 

TMK 1007. maddesi, Devletin ödediği tazminat nedeniyle zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu hakkını da tanır. Yani Devlet, tapu sicilinin yanlış tutulmasında kusurlu olan tapu memuru veya diğer görevlilere karşı ödediği tazminat için geri dönme davası açabilir. Ancak bu rücu davası, zarar görenin Devlet’e karşı açtığı davadan bağımsızdır ve zarar gören kişinin tapu memuruyla doğrudan bir hukuki ilişkisi bulunmaz.

Tapu sicilinin güvenilirliği, mülkiyet hakkının korunması açısından büyük önem taşır. Bu nedenle, kanun koyucu, tapu sicilinin doğru ve eksiksiz tutulması sorumluluğunu devlete yüklemiş ve bu sorumluluğun ihlali halinde uğranılan zararların tazminini güvence altına almıştır. Tapu sicilinin yanlış tutulması konusunda hazırladığımız makalemizin sonuna geldik, umarım faydalı olmuştur.

Tapu sicilinin yanlış tutulmasından devletin sorumluluğu ne demektir?
Türk Medeni Kanunu m. 1007 uyarınca, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Tapu memurlarının yaptığı hatalar, yanlış kayıtlar veya ihmaller sonucunda bir kişi hak kaybına uğrarsa (örneğin mülkiyetin kaybedilmesi), bu zararın tazmin edilmesi için doğrudan devlete karşı dava açılabilir.

Devletin bu sorumluluğu kusura mı dayanır?
Hayır. Devletin buradaki sorumluluğu bir “Kusursuz Sorumluluk” türüdür. Yani tapu memurunun şahsen kusurlu olup olmaması, kasıtlı davranıp davranmaması tazminat hakkını değiştirmez. Sicilin tutulmasında objektif bir hata varsa ve bu hata bir zarara yol açmışsa devlet tazminat ödemekle yükümlüdür.

Hangi durumlarda devletten tazminat talep edilebilir?
Aşağıdaki durumlar devletin sorumluluğunu doğuran yaygın örneklerdir:

• Sahte vekaletname veya kimlikle yapılan usulsüz satışlar.
• Tapu kaydı üzerinde bulunan bir şerhin (haciz, ipotek vb.) sehven silinmesi.
• Yüzölçümü hataları veya mülkiyetin başkası üzerine yanlış kaydedilmesi.
• Kadastro çalışmaları sırasında yapılan hatalar sonucu mülkiyet hakkının ihlali.

Tapu tazminatı davası kime karşı ve nerede açılır?
Tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle açılacak tazminat davaları Adli Yargı bünyesinde görülür.

• Davalı: Hazine (Maliye Hazinesi) aleyhine açılır.
• Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.
• Yetkili Mahkeme: Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Bu davalarda zamanaşımı süresi nedir?
Tapu sicilinden doğan tazminat davalarında genel olarak 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Bu süre, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten değil, hakkın ihlal edildiği tarihten itibaren başlar. Ancak 2026 yılı güncel uygulamalarında, hak düşürücü sürelerin hakkaniyete uygun yorumlanması esastır.

Devlet, ödediği tazminatı hata yapan memurdan geri alabilir mi?
Evet. Devlet, ödediği tazminat için kusuru bulunan tapu memuruna rücu edebilir. Eğer memurun ağır ihmali veya kastı varsa, devlet ödediği meblağı memura yansıtır.

Yolsuz tescil durumunda önce tapu iptal davası mı açılmalıdır?
Eğer gayrimenkulün geri alınması (aynen iade) mümkünse, öncelikle Tapu İptal ve Tescil Davası açılması önerilir. Ancak taşınmaz iyiniyetli bir üçüncü kişiye satılmışsa ve artık geri alınamıyorsa, doğrudan TMK 1007 uyarınca tazminat davasına gidilmelidir.

Hemen Ara